Nurten Ermemiş
Fitoterapist Uzman Eczacı
Fitoterapist Uzman Eczacı Nurten Ermemiş 1950 yılında Bursa'da doğdu. 1972 yılında Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi, Eczacılık Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde Fitoterapi "Bitkilerle Tedavi" Yüksek Lisansını başarıyla tamamladı ve fitoterapi uzmanı oldu.
"Bu kitabı, en büyük hayrın insanlara faydalı olmak olduğundan yola çıkarak yazdım."
Özgeçmiş
Fitoterapist Uzman Eczacı Nurten Ermemiş 1950 yılında Bursa’da doğdu. 1972 yılında Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi, Eczacılık Yüksek Okulundan (şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi) mezun oldu. 1972 yılında Kültür Eczanesini önce Düzce’de, daha sonra Ankara Tunus Caddesi’nde açtı. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde Fitoterapi “Bitkilerle Tedavi” Yüksek Lisansını başarıyla tamamladı ve fitoterapi uzmanı oldu. Halen bitkisel çalışmalarına Ankara-Tunus Caddesi’ndeki Kültür Eczanesinde devam etmektedir.
Dr. Faruk Ermemiş ile evli, Safa ve Merve’nin annesidir.
Önsöz
1972 yılında Eczacı olarak mezun olduğum zaman hayalim küçük bir sahil kasabasında eczane açmaktı. Önce Düzce’de Kültür Eczanesi olarak eczanemi açtım. 1979 yılında evlilik dolayısıyla Ankara’ya geldim ve yine Kültür Eczanesi olarak Tunus caddesinde eczanemi açarak bugüne kadar devam ettim. Eczacılık severek yaptığım mesleğimdi ve benim için çok kutsaldı. Prestijli, çok güzel eczacılık günlerim oldu. Eczanemde bitki kullanmak istiyor, bilgilerimi değerlendiriyordum. O yıl Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde Fitoterapi (Bitki ile Tedavi) Yüksek Lisans programı açıldı ve büyük bir keyifle, başarı ile bitirdim. Ankara’da zaten “ot kokan eczane” olarak anılan Kültür Eczanesinde büyük bir bitki köşesi yaptım ve bu serüvenim böylece başladı.
“Bitkileri hiç korkmadan kullanın, hiçbir yan tesiri yoktur” düşüncesi tabii ki yanlış. Bunun için bilgi ve eğitim gerekir. Ancak yan tesirleri kimyasal ilaçlarla mukayese edildiğinde yok denilecek kadar azdır ve de doğal tıbbi bitkiler pek çok hastalığa ecza dolaplarınızdaki ilaçlar kadar karşı koyabilirler. Bilinçli kullanmak en birinci husustur. Tabii ciddi hastalıklarda sadece bitki kullanılmamalıdır. Bitkiler basit hastalıklarda kullanılır ve de ciddi hastalıklarda tıbbi tedaviye destek amacıyla kullanılmalıdır. Hafif bir baş ağrısında ilaca sarılmak biraz yanlış geliyor bana. Tabiatı eczane olarak yaratan Tanrı binlerce çeşit bitki yaratmıştır. Küçük bir sopayla kovalayabileceğimiz tehlike için tüfekler kullanmamalıyız. Lavantalar, naneler, kekikler, limonlar, kuşburnu, zencefil, melisa dururken hemen kimyasal ilaçlara sarılmak niye?
Bitkileri kullanmak insanın yaşam biçimi olmalı, hemen elinin altında bulunmalıdır. Sağlıklı kalmak için ve hafif hastalık durumlarında kendimiz, yakınlarımız ve çocuklarımız için bunları tercih etmeliyiz. Tabii ki Doğa’ya inanıp güvenmek, bir yandan da bilimin bulgularından yoksun kalmamak gerekir. Bilgi güçtür; eğer asıl olan bilgi ise, hepimiz bunu bilerek hayatımızı güzelleştirmesi ve güçlendirmesi için kullanmalıyız.
Kullandığımız bitkilerin çok düzgün ve bilinçli toplanmış, kurutulmuş ve saklanmış olması gerekir. Aksi halde kötü şartlarda yetişen bir bitki toplanmışsa, kötü şartlarda kurutulmuşsa, kötü şartlarda saklanmışsa o bitkiden hiçbir fayda umulmaz ve hatta zarar vermesi beklenir. O yüzden güvenli yerlerde, iyi markalı ürünleri ve bilgilerine güvendiğimiz eczanelerden almayı tercih etmeliyiz.
İlaçlar ve eczacılık alanı, eczacıların etkinliklerinde ve denetiminde olmalıdır. Bitki bilimi okutan; bitkinin etken maddelerini, şifasını nelere ve nerelere etki edeceğini, yan tesirlerini, dozlarını öğreten, bu eğitimi veren yalnız eczacılık fakülteleridir. Lütfen Eczacınıza güvenin. Bitkilerinizi, formüllerinizi ona danışın! Ancak televizyonlarda her boy gösterenin ehil olup olmadığına bakılmaksızın ahkâm kesmesine izin verildiği, her türlü ot, bitki ve sulardan medet umulduğu, parayı bastıranın reklam yapabildiği bir ülkede yaşıyoruz. Bu cesaretler insanı korkutuyor. O nedenle, lütfen kullanılan bitkilere, anlatan ve yazan kişilere dikkat ederek kullanmak gerekir. Unutmamak gerekir ki bitkisel tedavilerde amaç, direkt hastalığı tedavi etmekten çok hastalıktan koruyucu tedavidir.
Bitkilerin hastalık tedavisinde kullanılışı insanlık tarihi kadar eskidir. Nane-limonu kim bilmez ki? Kim kullanmamıştır ki papatyayı, anasonu, kimyonu? Hepimiz kullanmışızdır. Eskiden “koca-karı ilacı” dediğimiz bitkilerin esasında iyi birer şifa kaynağı olduğu bilimsel olarak da, şükür ki, kanıtlandı. Tanrı’nın bize şifa kaynağı olarak sunduğu tabiatta çok ama çok fazla çeşit sebze, meyve, baharat ve bitki mevcuttur. Hepsi de bizim hastalıklarımızı iyileştirmek için bekliyorlar. Bunları hayvanlar âleminde açıkça görüyoruz. Zehirli bir yılanın soktuğu ve zehirlediği sincap, hemen etrafında Sultan Otu’nu arar bulur ve bunu kemirir, yer. Yılanın soktuğu yere sürünür ve şifasını bulur. Tanrı bize sultan otunu hep ısırgan otunun yanında yetiştirmiştir. Isırgan otunun daladığı yere sultan otundan sürerseniz acısı ve kaşıntısı geçer. Arılar kovanlarına Propolis’i koyup kovanlarının bozulmamasını ve mikrop tutmamasını nasıl sağlıyorlar? Bütün bunlar bir tesadüf olmasa gerek. Doğanın şifa kaynakları bize hep gösteriliyor ama biz göremiyoruz. Şayet görebiliyorsak ve doğruluğuna da güveniyorsak, Tanrı’nın bu hediyelerini sevgi ile kabullenip, üzerine kendi bilgilerimizi de katıp insanlara yararlı olmak için gayret etmemiz gerek.
Bu kitabı, en büyük hayrın insanlara faydalı olmak olduğundan yola çıkarak, insanların yaşam kalitelerini arttırmak ve sağlıklı yaşamalarına bir nebze katkı sağlamak için yazdım. Doğal reçeteler, pratik bilgiler ve mutfağımızda kullandığımız malzemelerle sağlığımızı korumak ve olumlu sonuçlara ulaşmak için yola koyuldum. Doğal tedavi reçeteleri basit rahatsızlıklarımızı iyileştirerek, mutfağımızda kullandığımız ürünlerle ve güzellik reçeteleriyle değişerek ve estetik sorunlarımızı çözerek bizi mutlu edip, ruhumuzu okşayıp, özgüvenimizi arttıracaktır. Bu kadar kolay kullanımlı ve keyifli olanı yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Bunları kullanmalı, kullandığımızı göstermeli ve öğretmeliyiz. Dünya’da değişim çoktan başladı. Son 10 yıldır daha ağırlıklı olarak doğal tıp yöntemleri tercih edilip kullanılıyor. Bu anlamda doğanın ve ülkemizin kıymetini bilip Tanrı’ya teşekkür etmeliyiz.
Dilerim ki sizler de bitkiler ile hayatlarınızda ufak dokunuşlarla büyük değişimler yaratır ve bunun keyfini hayatınıza dâhil edersiniz. Sağlıklı bir hayat yaşamanız dileklerimle…
Fitoterapist Uzman Eczacı Nurten ERMEMİŞ
"Bu kitabı, en büyük hayrın insanlara faydalı olmak olduğundan yola çıkarak yazdım."
— Önsözden
Bu site, Fitoterapist Uzman Eczacı Nurten Ermemiş'in "Tanrı'nın Eczanesinden Doğal Reçeteler" kitabının dijital uzantısı olarak, herkesin ücretsiz erişebilmesi için hazırlandı. İlerleyen aşamada elimizdeki basılı kitapların satışından elde edilecek gelir bir hayır kurumuna bağışlanacaktır.
(Hayır kurumu yakında belirlenecektir.)
Teşekkür
Kitabı yazmamda beni yıllar öncesinden beri yüreklendiren eşim Dr. Faruk Ermemiş’e; yazılma döneminde görsel anlamda fikirlerini ve desteklerini esirgemeyen çocuklarım Safa ve Merve’ye; yine yazılma döneminde her türlü nazımı çekip defalarca kitabın formatını değiştiren Ceylan Matbaacılık ekibine teşekkür ederim.